Uçucu yağlar; yaprak, kabuk ve kök gibi bitkinin aromatik bölümlerinden distilasyon yöntemiyle elde edilir. Uçucu yağların yoğun aroması ve buharlaşma özelliği bulunmaktadır. Bütün uçucu yağların az veya çok derecede antimikrobiyal etkileri vardır. Bu etkiler yağların bileşimindeki fenol katsayısı ile ölçülebilir. Yüksek fenol katsayısına sahip bir uçucu yağ, güçlü bir anti-bakteriyel etkiye sahiptir. Farklı araştırmalarla ortaya konulan çalışmalar, özellikle antibiyotik dirençli bakteriler üzerinde uçucu yağların antibakteriyel özelliğinin etkinliğini doğrulamıştır.  Ayrıca uçucu yağların, gıda koruyucu, böcek kovucu, antiviral, antifungal, ve antioksidan özelliği bulunmaktadır. Bu özelliklerin etkinliği, yağın elde edildiği bitkiye ve yağın üretim metoduna göre değişiklik göstermektedir. Uçucu yağlar tek başına kullanılmak için oldukça konsantre ve kuvvetlidir. Kullanım amacına göre badem, jojoba, susam tohumu, aynısefa, ayçiçek, zeytinyağı ve kuşburnu yağları gibi ciltte kolayca emilimi sağlanan sabit yağlardan biriyle belirli oranlarda karıştırılarak ya da parfüm amaçlı ise alkolle seyreltilerek kullanılabilir. Uçucu yağlara; adaçayı, çam terebentin, biberiye, çay ağacı ve karanfil yağları örnek gösterilebilir.

Sabit yağlar; genellikle tohum, çekirdek gibi bitkinin yağlı bölümünden elde edilir. Sabit yağlar taşıyıcı yağlar olarak da adlandırılır ve çoğunlukla uçucu yağların seyreltilmesi amacıyla kullanılırlar. Taşıyıcı yağ olarak adlandırılmalarının sebebi, uçucu yağların cilt üzerine uygulanmasında  taşıyıcı görev üstlenmelerinden kaynaklanmaktadır. Her sabit yağ tedavi edici özellikleri ve karakteristik yapıları bakımından farklı bir kombinasyona sahiptir. Sabit yağların, uçucu yağlar gibi güçlü bir aroması ve buharlaşma özelliği bulunmamaktadır. Sabit yağlara; keten tohumu, kayısı, sarı kantaron, badem yağları örnek verilebilir.